20 Mayıs 2012 Pazar Saat 02:56


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İSTİHDAMI ARTTIRMALIYIZ
16 Şubat 2012 Perşembe Saat 11:52
HATAY İÇİN YENİ BİR BÜYÜME VE KALKINMANIN TEK YOLU SANAYİ, TARIM VE TURİZMDE ÜRETİM VE İSTİHDAMI ARTTIRMAKTIR

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Antakya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kuseyri’nin Hatay’ın büyüme ve kalkınması ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. KUSEYRİ'nin açıklamasının tam metni şöyle:

HATAY İÇİN YENİ BİR BÜYÜME VE KALKINMANIN TEK YOLU SANAYİ, TARIM VE TURİZMDE ÜRETİM  VE  İSTİHDAMI  ARTTIRMAKTIR                                 

Hatay; huzurun, güvenin, istikrarın, dengenin ve hoşgörünün ilidir. Hatay’ın geleceği için, Büyük Türkiye’nin 2023 vizyonu içindeki yerini alması için aynı anlayışla yola devam etmemiz gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Hatay tarımın, sanayinin, turizmin ülke genelinde ve bölgede ağırlığını hissettirdiği bir ildir. Hatay merkezi çok güçlü, ilçeleri ve  nüfusun ve ekonomik yapının dengeli dağıldığı, 12 ilçesi olan bir ildir. Aşırı göç olmadığı için büyük kentlerin sosyal problemlerini yaşamayan, huzurlu, sakin ve güvenli bir ildir. Elbette ki pek çok güzelliğin yanında belli sıkıntılarımızın, açmazlarımızın olduğunu bilmemize asıl olan avantaj ve dezavantajlarımızı iyi bilerek yola çıkmamız lazımdır.

BÜYÜK TÜRKİYE İLE BERABER İL OLARAK NEREDEYİZ, HEDEFLERİMİZ NELERDİR, NELER YAPMALIYIZ SORULARINA VERİLECEK CEVAPLARIMIZI BUGÜNDEN OLUŞTURMAYA BAŞLAYARAK DÜNYADAKİ DEĞİŞİMLERİ GÖREN, ONLARI İYİ OKUYABİLEN VE KENDİ LEHİNE KULLANABİLEN, VİZYON SAHİBİ BİR YÖNETİM ANLAYIŞI ORTAYA KOYAN BİR İL OLMALIDIR HATAY.

Ülkemizi 2023 vizyonuna paralel olarak Hatay, Türkiye’nin en gelişmiş 10 ili arasında olmayı hedeflemelidir. Bu ne kadar gerçekçi bir hedeftir. Bunu irdelemek lazımdır. Hatay’ın mevcut üretimi ve ekonomisindeki hızlı gelişme bize bu konuda büyük cesaret vermektedir. Başta tarım olmak üzere sanayisi, turizmi, enerji potansiyeli ve coğrafi avantajları ile Hatay bu vizyonun taşıcısı olabilecek bir ildir.

Türkiye’nin özellikle son yıllarda ekonomik ve siyasal olarak Ortadoğu’da güçlü bir ülke konumuna gelmesi Hatay ilinin bölgede etkinliğini artırmıştır. Tarihten günümüze hoşgörü kenti olarak tanınan Hatay ili, gelişen ekonomisi ile farkındalık oluşturmaya başlamıştır. Medeniyetlerin beşiği HATAY Türkiye’nin dışa açılan önemli kapılarından olup, İlin ekonomik yapısı içinde tarım, nakliye, demirçelik sektörü, önemli bir yer tutmaktadır. Tarım alanları, toprak yapısı, iklim ve diğer doğal koşullar ürün deseninde çeşitliliğe, hasatta erkenciliğe, ikinci ürün yetiştirilebilmesine imkân vermektedir. Verimli toprakları, elverişli iklimi ve yakın bir gelecekte tamamlanacak olan sulama projeleri ile Hatay’da Tarım sektörü daha da güçlenecektir.

İlimizin kara, demir, hava ve deniz yolu ağlarının varlığı, sulanabilir arazi varlığının toplam tarım arazisi içinde % 50 sini oluşturması ve tamamlanacak olan Reyhanlı ve Dostluk barajı projeleri sayesinde il genelinde sulanacak arazi varlığının artması, Hatay ili tarım yapısının kümelenme için uygun fırsatlar taşıması, Tarımsal sanayinin artarak hızla gelişmesi ve Meyvecilikte yeni pazarlama metotları, daha iyi ambalajlama ve işleme teknolojileri için il genelinde arayış içinde bulunması, Yaş sebze ve meyve sınıflama ve ambalajlama konusunda yeni işletmelerin kurulması,  İlde kalıntı analizi yapabilecek akredite olmuş laboratuar varlığı, İlin Ortadoğu ve Arap ülkelerine sofralık zeytin ve zeytinyağı ihracatı yapma potansiyelinin çok yüksek olması, Türkiye genelinde en kaliteli pamuk lifinin bu ilde yetiştirilmesi, Türkiye yaş meyve ve sebze ihracatının yaklaşık %25’ inin Hatay ilinden gerçekleştirilmesi,  İl genelinde güçlü frigofirik lojistik alt yapısı varlığı ve Yurtdışı sebze ve meyve hallerinin birçoğunun (Avrupa ve Asya kıtasında) Hataylı iş adamları tarafından işletilmesi tarım konusunda ki fırsatlardan bazılarıdır.

Buna rağmen tarımsal üretimde ön sıralarda oluşumuz Özetle Hatay tarım yatırımları için Akdeniz Bölgesinin en cazip illerinden biridir ve bu konumunu güçlendirerek korumaktadır. Hatay’ın tarım konusunda ne kadar verimli olduğunu ve aynı zamanda ne kadar yol almamız gerektiğini de göstermektedir.

Kuseyri, “Önemli bir tarım kenti olmasının yanında Hatay’ın gelecekte sanayisi ile de adından söz ettireceğine inanıyorum.” dedi.

Hatay olarak önümüzdeki süreçte sanayi sektörünün hızlı gelişimine şahit olacağımıza inanıyorum. Altyapı yatırımlarının önemli mesafe kat etmesi, ulaşım ve lojistik konusunda ilimizi avantajlı hale getirmektedir.

“Hatay’ın önümüzdeki dönemde en önemli önceliklerinden biriside dış ticaret yapısının güçlenmesidir.” Bu konunun önemi de vurgulayan Kuseyri,

Hatay olarak ihracat potansiyelimizin çok daha yukarılarda olduğunu düşünüyorum. İhracatımızı arttırmak için daha çok işletmenin ihracat yapar hale getirilmesi, mevcut pazarlarda ürün çeşitlendirilmesi, rekabetçi olduğumuz sektörlerde yeni pazarlara girilmesi ve öncelikli pazarlara yönelik potansiyel arz eden sektörlerde üretimi teşvik etmemiz gerekmektedir.

Kentimizin planlı sanayileşebilmesi ve işletmelerin öğrenen organizasyonlar olacağı ve birbirine öğretebileceği bir hava oluşturabilmesi için sanayinin OSB içine çekilmesi önemlidir. Ayrıca OSB’lere yatırımın da çeşitli teşvik unsurlarıyla çekici hale getirilmesi gerekmektedir.

Sanayicilerimize söylemek istediğim bir söz de artık yeni çağın her kim nasıl adlandırırsa adlandırsın markalar çağı olduğudur. İşletmeler artık şu gerçeğin farkına varmalıdır. Ürün üretilir marka yaratılır. HATAY’DA ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA DAHA FAZLA PATENT, DAHA FAZLA FAYDALI MODEL, DAHA FAZLA ENDÜSTRİYEL TASARIM BEKLEMEK HAYAL OLMAYACAKTIR.HataHata  AÇIK DENİZDE YOL ALAN GEMİNİN KAPTANI PUSULASINA BAKAR EN İSTİKRARLI YOLU BULMAYA ÇALIŞIR. YATIRIMCIDA UZUN YOL YAPAN GEMİ KAPTANLARINA BENZER, UZUN VADELİ İSTİKRAR ARAR ÜRETİMDE BU İSTİKRAR DOĞRULTUSUNDA PLANLAR.

Son yıllarda bu konuda ilimizde pek çok önemli atılımlar olmuştur. Biz ne üretirsek üretelim, ister zeytinyağı, ister nar ekşisi, ister defne yaprağı marka odaklı çalışmak zorundayız. Bunun da yolu etkin bir kalite yönetimi, daha etkin bir tanıtım ve dağılım ağı olması lazımdır.

Kuseyri, “İlimizin 2014 yılında “BÜYÜKŞEHİR” olacak olması da önemli bir fırsat da fırsattır.”

Hatay’ın gelişmiş şehirlerarasında yarışa devam edebilmesi için Büyükşehir olması gerekmektedir. EKONOMİSİ GELİŞMİŞ, VERGİSİNİ ÖDEYEN, ÜLKENİN GELİŞMESİ İÇİN YATIRIM YAPMAKTAN ÇEKİNMEYEN HATAY DAHA FAZLA HİZMET ALMAK İÇİN MUTLAKA BÜYÜKŞEHİR OLMALIDIR. BÜYÜKŞEHIRIN DAHA ÇOK KAYNAK, DAHA BÜYÜK YATIRIM VE DAHA YÜKSEK YAŞAM STANDARDI ANLAMINA GELMEKTEDIR.

Planlamamızı mülki sınırlara göre yapabilecek olmamız bu süreçte ilimizin lehine olacaktır. İl düzeyinde planlamayı önemsememizdeki ana unsur, ilimizde sanayinin görece gelişmemiş olması nedeniyle, ALLAH VERGİSİ DOĞAL GÜZELLİKLERİMİZİN BÜYÜK ÖLÇÜDE KORUNMASI SONUCUNU DOĞURMUŞTUR. İL DÜZEYİNDE PLANLAMA YAPARAK HEM ÇEVREYİ KORUYABİLECEK, HEM DE KALKINMA STRATEJİMİZİ OLUŞTURABİLİRİZ. ÇÜNKÜ ÇEVRESEL SÜRDÜREBİLİRLİK BİZİM İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMANIN AYRILMAZ BİR PARÇASI OLACAKTIR.

Aynı zamanda Enerji yatırımları son yıllarda ilimizde hızla yükselen bir değer olarak göze çarpmaktadır. Hatay Rüzgar Elektrik Santral gücü Türkiye’de önemli bir yüzdeye sahiptir. İlimiz jeotermal enerjiyle de ülkemizde ön planda çıkmıştır. Hatay’ın jeotermal potansiyeli sadece turizm alanında değil, aynı zamanda enerji üretimi alanında da güçlü olmaya adaydır.

“Türkiye’nin uzun vadeli turizm stratejisinin ana hedefi 2023 yılında dünyanın en çok turist çeken ve en fazla turizm geliri elde eden ilk beş ülkesinden biri olmaktır.” diyen Kuseyri, sözlerine şöyle bitirdi.

 Türkiye 2009 yılında turizm gelirleri bakımından 9.sırada, yabancı turist sayısı bakımından da 7.sırada yılı tamamlamıştır. Hatay olarak işte bu turizm pastasındaki yerimizi belirlemek durumundayız.

Türkiye’de çok önemli bir yerde bulunan, doğal ve kültürel pek çok zenginliği bünyesinde barındıran, Türkiye’de ilk turizm hareketlerinin başladığı Hatay ilinin yerli turist açısından ilk sıralarda bulunmasına rağmen, yabancı turist açısından çok gerilerde olması üzücüdür. Kuşkusuz bunun nedeni tesis yetersizliği ve yatırımcı eksikliğidir. İlimizin turizm alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunda kuşku yoktur. İlimizin alternatif turizm imkânlarını ve altyapı yatırımlarını artırarak, yakın gelecekte Hatay’ı alternatif turizm merkezi olarak durumunda olmalıyız. EKONOMİ DEMEK HER ŞEY DEMEKTİR. YAŞAMAK VE MUTLU OLMAK İÇİN, İNSAN VARLIĞI İÇİN NE GEREKLİYSE ONLARIN HEPSİ DEMEKTİR. TARIM DEMEKTİR, SANAYİ DEMEKTİR, TİCARET DEMEKTİR, ÇALIŞMA DEMEKTİR.

Antakya Ticaret Borsası ve şahsım olarak Hatay’ımızı bekleyen sorunlarının üstesinden gelip en iyi yerlere getirmek için elimizden gelen tüm desteği sonuna kadar vermeye devam edeceğiz.   

Bu yaz toplam 246 defa okundu.
Bookmark and Share
Bu Yazya Henz Yorum Eklenmemi.
Köşe Yazıları
Necmettin ÇALIŞKAN
BİTMEYEN ACI; ERİTRE
Mustafa HAFİF
A'RAF SÜRESİ 27-35
Selim DEMİRLİ
MÜSLÜMAN VE HEDEF
Meltem KURTOĞLU
Ammar ibni Yâsir (RA)
Selami ÇEKİÇ
Farklı Hayat 125
Dilek ÖZTÜRK
ANNELER GÜNÜ
Remziye GÜNEY
Dur Düşün 107
Ahmet YILDIRIM
RABBENA
Nevzat LALELİ MİLLİ GENÇLİKLE
TÜRKİYE GÜCÜNÜN FARKINDA MI?
NEVZAT LALELİ "YUVAMIZ"
NEYE NASIL İNANIRIZ