20 Mayıs 2012 Pazar Saat 02:23


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
EĞİTİM-BİR-SEN DEN AÇIKLAMA
24 Kasım 2011 Perşembe Saat 08:17
Öğretmenler açısından çok da kutlanacak bir durum ortada olmaması nedeniyle “Öğretmenler Günü'nü kutluyoruz” demeyi uygun bulmuyoruz.

EĞİTİM-BİR-SEN Hatay Şube Başkanı Cevat ÖNAL öğretmenler günü dolayısıyla bir bildiri yayınladı.
 “Öğretmenler Gününde Kutlama Mesajı Değil, Hakkımızı İstiyoruz” diye bildirisine başlayan ÖNAL şu  açıklamalara yer verdi      ”Öğretmenler açısından çok da kutlanacak bir durum ortada olmaması nedeniyle “Öğretmenler Günü'nü kutluyoruz” demeyi uygun bulmadığımızı baştan ifade etmek isteriz.
       Her yıl Öğretmenler Günü'nde süslü cümleler ile öğretmenlerin duygularına hitap edenlerin, bu yıl alışkanlıklarını bir kenara bırakmasını ve öğretmenlerin, kuru lafa karnının tok olduğunu bilmesini istiyoruz.  Biz bugün burada, sorunları her yıl ötelenerek bir sonraki yıla devreden, önemsenmeyen; ama önemseniyormuş gibi yapılan, meslek grubunun mensupları olarak toplandık. Milli Eğitim'de hizmetli personelden sonra en düşük maaş alan kişiler olarak, bugün buradan başta Sayın Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı olmak üzere, hükümet yetkililerine içine düşürüldüğümüz durumun utancını hatırlatarak sesleniyor; Mecliste şoförüne ve sekreterine zam yapanlara, iki öğretmen maaşının maalesef bir sekreter maaşı etmediğini haykırıyoruz.
“Eşit işe eşit ücret” Öğretmenlere Verilen Sefalet Ücretini Apaçık Bir Şekilde Ortaya Çıkarmıştır
        Kısa bir süre önce 666 Sayılı KHK ile farklı kamu kurumlarında aynı unvanlarda çalışan personelin maaşları ek ödeme ile dengelenmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında çalışan Hizmetli, Memur, Şef ve Şube Müdürü gibi eğitim çalışanlarımızın maaşları ek ödeme ile diğer bakanlıklarda çalışan emsalleriyle aynı orana yükseltilmiştir. Yıllardır mağdur edilen Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarının maaşları diğer bakanlıklardaki emsalleri ile eşitlenirken, öğretmenler olarak söylemeye çalıştığımız; ama yetkililerin anlamak istemediği gerçek, adeta kendiliğinden ortaya çıkmıştır. Maliye Bakanlığı verilerine göre 9/1'deki bir öğretmen 1.577 TL ücret ile hizmetli ve memur personel arası bir maaş almaktadır. Öğretmenler ve öğretim elemanları, ek ödemelerde muadili olmadığı gerekçesiyle kapsam dışında tutulmuş ve yıllardır beklentileri karşılanmamıştır. Bugün buradan öğretmen ve öğretim elemanlarına 24 Kasım'da vatan millet edebiyatı yapmayı düşünenlere, ezberlerini yeniden gözden geçirmelerini eğitimcileri yaptığı işin önemine gore değerlendirmelerini öneriyoruz.
Milli Eğitim Bakanı, Kendi Çalışanına Sahip Çıkmalıdır
       Öğretmen ve öğretim elemanları olarak kimseden lütuf istemiyoruz. Eğitime en fazla bütçeyi ayırdık ve eğitim önceliğimiz diyen hükümete, eğitime verilen değerin en önemli göstergesi olan öğretmen maaşlarını hatırlatıyor ve emeğimizin karşılığını, hakkımızı istediğimizi belirtiyoruz. Bu ülkenin geleceği için her fırsatta “nitelikli eğitim için elimizden geleni yapmalıyız” diyenlerin, eğitimin ana unsuru olan öğretmene ellerinden geleni yapmalarını bekliyoruz. İş lafa geldiğinde mangalda kül bırakmayanların; mecliste, danışmanına 3.600, sekreterine 3.156, şoförüne 2.700 TL maaş verirken öğretmene sıra gelince 1.577 TL, araştırma görevlisine 1.869 TL maaş vermesine tahammül edemiyoruz. Danışmanına, sekreterine ve şoförüne artışta hem fikir olan siyasilerin, geleceği emanet edecekleri öğrencileri yetiştirmesi için, sözde çok şey bekledikleri öğretmenlere sefalet ücretini reva görmelerini kabul etmek mümkün değildir. Bir ülke eğitim, sağlık, adalet ve güvenlik hizmetleri ile ayakta durur. Ülkelerin geleceği ise eğitime yaptıkları yatırımlarla doğru orantılıdır. En düşük maaş reva görülen öğretmenler, bırakın ülkeyi geleceğe taşımayı, maaşlarının düşüklüğü nedeniyle kendilerini diğer aya taşıyamamaktadır. Buradan hükümete sesleniyoruz; Acilen öğretmen ve öğretim elemanlarının mağduriyetini giderin ve ücret adaletsizliğine bir an önce son verin.
Öğretmenlerin Aile Bütünlüğü Sağlanmalıdır
      652 Sayılı KHK ile öğretmenlerin özür gurubu tayin hakları sınırlandırılmış ve yılda bir kez yaz aylarında olacak şekilde yeniden düzenlenmiştir. Geçiş esnekliğini içinde barındırmayan KHK hükmü, ara dönemde tayin istemek üzere hayatını planlayan öğretmenleri adeta perişan etmiştir. 18-20 Kasım tarihlerinde “Ulusal Öğretmen Stratejisi Çalıştayı”nda alınan “Özür Gurubu tayinlerinin yılda iki kez yapılması” kararı, ara dönemde tayin isteyeceklerin mağduriyetini çözecek şekilde bir an önce hayata geçirilmelidir.
Ücretli Öğretmenlik Son Bulmalı, Atama Bekleyen Öğretmenler Sınıfla Buluşturulmalıdır
      Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen açığını ücretli öğretmenlik uygulaması ile ucuz yönden karşılamayı tercih etmekten bir an önce vazgeçmelidir. Atama bekleyen 250 bine yakın öğretmen adayı boşta gezerken, sadece ek ders ücretiyle boş sınıfları dolduran hükümet, bütçe kanunundaki yeni öğretmen alımına engel teşkil eden sınırlamayı kaldırarak derhal Bakanın belirttiği 138 bin kadrolu yeni öğretmen alımı yapmalıdır.
Bağış Soruşturmaları Geri Çekilsin, Okullara Derhal Bütçe Verilsin
      24 Kasım'da mesleğin onur ve gururunu hatırlatacak olanlar bilmelidirler ki, aynı zamanda öğretmen olan okul yöneticilerinin gururu, daha okul başlamadan kırılmıştır. Okullara bütçe, hizmetli, memur göndermeyip, adeta dilencilik yaparak okulu ayakta tutmaya çalışan okul idarelerine il denetmenlerini soruşturma yapmaya gönderen Milli Eğitim Bakanlığı, yöneticilerin motivasyonunu alt üst etmiştir. Okul yöneticileri, binbir güçlükle ayakta tutmaya çalıştıkları okullardaki fedakârlıklarıyla takdir edilmeyi hakederken, adeta suçlu duruma düşürülmüşlerdir. Milli Eğitim Bakanlığı'nın bağış soruşturmalarını  geri çekmesini ve okullara acilen bütçe vermesini bekliyoruz.
Öğretmenler Gününde Kutlama Mesajı Değil, Hakkımızı İstiyoruz
      Öğretmenler olarak; maaş ve ek ders ücretlerinin düşüklüğü, 6 yıldır kariyer basmakları sınavının yenilenmemiş olması gibi devam eden sorunlarımıza yeni sorunlar eklenmiştir.  Özür gurubu tayin hakkımızın yılda bir defa olacak şekilde sınırlandırılması ve aile bütünlüğümüzün parçalanması, ek ödemelerde muadili yok gibi inandırıcılıktan uzak bir yaklaşımla kapsam dışında bırakılmamız gibi kabulü asla mümkün olmayan yeni sorunların, eski sorunlarla birlikte bir an önce ortadan kaldırılmasını bekliyoruz.”

Bu yaz toplam 551 defa okundu.
Bookmark and Share
Bu Yazya Henz Yorum Eklenmemi.
Köşe Yazıları
Necmettin ÇALIŞKAN
BİTMEYEN ACI; ERİTRE
Mustafa HAFİF
A'RAF SÜRESİ 27-35
Selim DEMİRLİ
MÜSLÜMAN VE HEDEF
Meltem KURTOĞLU
Ammar ibni Yâsir (RA)
Selami ÇEKİÇ
Farklı Hayat 125
Dilek ÖZTÜRK
ANNELER GÜNÜ
Remziye GÜNEY
Dur Düşün 107
Ahmet YILDIRIM
RABBENA
Nevzat LALELİ MİLLİ GENÇLİKLE
TÜRKİYE GÜCÜNÜN FARKINDA MI?
NEVZAT LALELİ "YUVAMIZ"
NEYE NASIL İNANIRIZ