20 Mayıs 2012 Pazar Saat 02:19


Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
EKONOMİ GÜÇLÜ OLMALIDIR
03 Şubat 2012 Cuma Saat 07:06
Kuseyri, Türkiye ekonomisinin 2011 yılını ve 2012 neler beklediğimizi değerlendirerek şu açıklamalarda bulundu.

GELİŞMENİN, KALKINMANIN VE İLERLEMENİN YOLU EKONOMİNIN GÜÇLÜ OLMASIDIR

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Antakya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kuseyri, Türkiye ekonomisinin 2011 yılını ve 2012 neler beklediğimizi değerlendirerek şu açıklamalarda bulundu.

Kuseyri, “Türkiye ekonomisi 2011 yılını kamu maliyesinde yaşanan pozitif gelişmeler, sağlam bankacılık sistemi, azalmayan iç talep ve hız kesmeyen özel sektör yatırımları sayesinde iyi bir tablo ile tamamlamıştır. Bu da 2011 yılında dünya genelindeki tüm olumsuzlara rağmen, büyüme ve üretim şevkimizin sürdüğü anlamına gelmektedir.” diyerek konuşmasına şöyle devam etti. 

BÜYÜMEDE YAVAŞLAMA BEKLENMEKTEDİR

Yurtdışında yaşanan son ekonomik ve siyasi değişimler, Avrupa kaynaklı risklerin 2012 yılına damgasını vuracağını göstermiştir. Bu nedenle gerek özel sektör gerekse kamu olarak, özellikle dış ticaret ve dış finansman kanallarında yaşanabilecek bir tıkanıklığa karşı hazırlıklı olmamız lazımdır. Bu yıl iç talep kaynaklı büyüme dinamikleri sürerken, büyümede kısmi yavaşlamaya da hazırlıklı olmalıyız.

2011 ilk yarısında % 10,2 gibi rekor bir seviyeyle dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisine sahip olan Türkiye’nin son çeyreğinde, öncü göstergeler büyüme hızında yumuşak yavaşlama dönemine girildiğini göstermektedir. Büyümenin esas kaynağının da devlet yatırım ve harcamalarının değil, geçmiş iki çeyrekte olduğu gibi, yurt içi tüketim ve yatırım olacağında herkes hemfikir olmuştur. Anlaşılacağı gibi büyümeyi yine özel sektör yüklenmiş durumda kalacaktır.

KAMU MALİYESİ İYİ

Gelişmiş ülkeler özellikle Avrupa ülkeleri kontrolden çıkan kamu borçları ve bütçe açıklarıyla boğuşurken Türkiye 2010 yılında olduğu gibi 2011 yılında da bu konuda dış dünyaya parmak ısırtacak kadar başarılı bir performans sergilemiştir. Bu gelişmede kamu harcamalarının sınırlı bir şekilde artmasına rağmen kamu gelirlerinin yüksek seviyede artması rol oynamıştır.   

2012 BEKLENTİLERİ

İç talep kaynaklı büyüme dinamiklerinin 2012’de de devam etmesi bununla birlikte büyümenin hız kesmesi beklenmektedir. Orta Vade Plan hedeflerine göre 2012 yılında % 4 büyüme varsayılırken, Avrupa Komisyonu’nun tahminlerinde Türkiye için % 3 büyüme öngörülmektedir. 2011 yılında beklenen % 7-8 aralığında bir büyüme oranına göre ekonomik büyümede bir hız kesme söz konusu olabilir. Ancak Avrupa kaynaklı krizin derinleşmesi tabi ki ülkemizi ister istemez etkileyecektir. En büyük ihracat pazarımız ve en büyük fon kaynağımız Avrupa’daki gelişmeler hem ticaret kanalıyla hem de finansman kanalıyla ülkemizde olumsuz etki gösterecektir. Bununla birlikte sağlam kamu maliyesi ve güçlü bankacılık sistemimiz, dış dünyadaki gelişmelere bağlı olarak devreye girecek yeni maliye ve para politikalarının hızlı ve tutarlı bir şekilde uygulanmasına izin verecektir. 

Yeni Çek Kanunu Tasarısı’nın toplumun tüm kesimlerini rahatlatacak şekilde düzenlenmesi gerektiği görüşünde bulunan Kuseyri, şöyle devam etti.

“Tasarı mutlaka alacaklıların mevcut haklarını da güvence altına alacak bir yapıya kavuşturulmuştur. Aksi takdirde çeke olan güven ortadan kalkacağı gibi, alacaklı sayısının katlanarak artmasına neden olacaktır.” dedi.

Çek Kanunu Tasarısında ciddi eksiklikler bulunduğuna da işaret eden Kuseyri,

“Çekin yazılımından tahsiline kadar ki süreçte tüm tarafların eşit şekilde korunması gerektiğini de ifada etti. Yapılması düşünülen değişiklikler sonucunda karşılıksız çek düzenleme fiili tamamen suç olmaktan çıkarılması düşünülmüştür. Ancak çekin daha güvenilir bir ödeme aracı olmasının yanı sıra bu itibarının korunması bakımından bankalara daha ağır yükümlülükler getirilmiştir.

Sonuç olarak Çek Yasasının yapılacak yeni düzenlemeyle ilgili, ekonomik suçlara ekonomik cezaların olması doğru bir prensip olabilir. Ancak çek kanunu Tasarısı ile hapis cezasının kalkması alacaklıların haklarının korunması noktasında iş hayatında çeşitli sorunlara yol açacak, çeke güveni ortadan kaldıracak ve çeki ticari hayatta kullanılamaz noktasına taşıyacak niteliktedir. Ayrıca, hapis cezasının kalkmasıyla ödeme imkanı mevcutken çek alacaklısından mal varlığını gizleyenlere yönelik caydırıcılık ortadan kalkacaktır. Yeni düzenlemeyle, çekini ödemek yerine mal varlıklarını transfer eden kişilere karşı çekin alacaklılarını koruyan bir düzenleme getirilmemiş olması büyük eksikliktir. Bu gibi durumlarda hapis cezasının yürürlükte kalması daha doğru olacaktır.” diyerek görüşlerini dile getirdi.

İHRACATÇI 2012’DEN DE REKOR BEKLİYOR

Tüm makro göstergelerde, 2011 yılını tüm dünyada kıskanılacak bir performansla kapatıldığını ifade eden Kuseyri, “Türkiye büyümede ve ihracatta yakaladığı momentumu 2012 yılında da sürdürecektir.” dedi.

Türkiye'nin 2011 yılı ihracatı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 18,17 artışla 134 milyar 571 milyon 338 bin dolar olarak gerçekleşmiştir. 2010 yılı ihracatı 113 milyar 883 milyon 219 bin dolar düzeyinde gerçekleşmişken, 2011 yılı Aralık ayında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 artarak 12 milyar 69 milyon 125 bin dolar olmuştur. Böylece 2002 yılında 36 milyar dolardan alınan ihracatın 9 yıl içinde 3,7 katına taşıyarak 134 milyar doların üzerine çıkartmıştır.

Bizim bundan sonraki hedefimiz ihracatımızın ağırlığından ziyade değerini artırmaktır. İhracatımızın teknoloji yoğunluğunu ve değerini artırmamız gerekmektedir. Temel meselemiz sattığımız mallarımızı daha az enerji ve daha ileri teknoloji içerecek şekilde üretmektir.

AMACIMIZ ÖRNEK ÜLKE KONUMUNDA OLMAK

Sıkı mali disiplin sayesinde ülkemiz gıpta ile bakılan ülke konuma geldiğinin altını çizen Kuseyri,

ÜLKEMİZİN TEK SORUNLU ALANI CARİ AÇIKTIR. CARİ AÇIK SORUNUN DA PANZEHİRİ İHRACATTIR. ÜRETİMLE VE İHRACATLA CARİ AÇIK SORUNUMUZU ÇÖZMEYE ÇALIŞMALIYIZ. BUNUN İÇİN İSTİKRAR, ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK VE VADELİ FİNANSMAN GEREKMEKTEDİR. CARİ AÇIK EKONOMİNİN REKABET GÜCÜNÜN DE GÖSTERGESİDİR.  SONUÇ OLARAK, SİYASİ İKTİDAR, EKONOMİ YÖNETİMİNDEKİ ETKİNLİK, SAĞLAM BANKACILIK YAPISI, GİRİŞİMCİLERİMİZİN YATIRIM AZMİ YENİ YILA GÜÇLÜ BİR EKONOMİYLE GİRMEMİZ SAĞLAYACAKTIR. ÖTE YANDAN EKONOMİ YÖNETİMİNİN “İHTİYATLI OLUNMASI GEREKTİĞİ” YÖNÜNDEKİ UYARILARINI ENDİŞEYLE DEĞİL, MEMNUNİYETLE KARŞILAMAMIZ LAZIMDIR. ÇÜNKÜ UYARILAR, MUHTEMEL BELİRSİZLİKLERİN SADECE BİZ İŞ ADAMLARI TARAFINDAN DEĞİL, EKONOMİ YÖNETİMİ TARAFINDAN DA DİKKATLE İZLENDİĞİNİ GÖSTERMEKTEDİR. BU DA BİZE, SORUN OLDUĞUNDA GEREKLİ ÖNLEMLERİN ANINDA ALINACAĞI GÜVENCESİ VERMEKTEDİR.

YAŞANANLARIN BİZLERE HATIRLATTIĞI BİR DİĞER UNSUR İSE ZATEN GELENEKLERİMİZDE VAR OLAN “TASARRUF” BİLİNCİDİR. BİZLER DE ÜRETİCİ-TÜKETİCİ OLARAK YAKALADIĞIMIZ EKONOMİK STANDARTLARI SÜRDÜRMEYE, BİR YANDAN DA GELECEKTEKİ GÜZEL GÜNLER İÇİN TASARRUF ETMEYE ODAKLANMALIYIZ. UNUTMAYALIM Kİ, DÜNYA EKONOMİSİ TEKRAR YÜKSELİŞE GEÇTİĞİNDE TASARRUFLARIMIZ; ÜRETİM-YATIRIM-İSTİHDAM VE REFAH OLARAK GERİ DÖNECEKTİR. AR-GE İNOVASYON-ÜRÜN GELİŞTİRME VE TASARRUF OLARAK EKTİKLERİMİZİ YENİ YATIRIMLAR OLARAK BİÇECEĞİZ. Bununla birlikte, bu beklentilerin karşılanabilmesi adına 2012 yılında üzerinde durulmasını gerekli gördükleri hususları da çok kısa bir şekilde paylaşan Kuseyri sözlerini şöyle noktaladı.

ÖNCELİKLE, İŞSİZLİKLE İLGİLİ YAPISAL SORUNLARIN ORTADAN KALDIRILMASI ADINA, HER ZAMAN ÜZERİNE BASARAK BELİRTTİĞİMİZ GİBİ, MESLEKİ EĞİTİM REFORMUNUN HIZLANDIRILARAK UYGULANMASI ŞARTTIR. KATSAYI EŞİTSİZLİĞİ DE ORTADAN KALDIRILMIŞKEN, MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİN ÖZENDİRİLMESİ ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR.
Cari açığın azaltılmasına ilişkin olarak, gerek kamu ve özel kuruluşlarda, gerekse toplum bünyesinde Türkiye’de üretilen malların kullanımına ilişkin bir anlayış değişikliğine gidilmesi lazımdır. Ayrıca, cari açığı oluşturan ara mallarının ülke içinde üretilmesine yönelik teşvikler verilmesi önem taşımaktadır. Ülkemizde perakende sektöründeki satışa sunulan malların giderek ithal ürünlerden oluştuğunu ve bunun yüksek oranlara çıktığını görmek endişe yaratmaktadır. Bu gelişmeye dur diyecek tedbirler almanın gerekliliği ortadadır. 

Özellikle ihraç mallarında yüksek katma değerli üretim kaçınılmazdır. Aynı zamanda ithal kalemleri içinde yer alan yüksek teknolojili ürünlerin yurt içinde imal edilip, ihraç edilmesi ayrı bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda, Ar-Ge ve İnovasyona yönelik verilen ve yeni geliştirilecek olan teşvik mekanizması oldukça önem arz etmektedir. Belki bu kapsamda düşünülmesi gereken bir başka konu da proje finansman modellerinin geliştirilmesi hususudur. Tabii ki, verilen bu teşviklerin denetlenmesi ayrıca önemlidir.
Öte yandan, cari açığı bir yandan minimize etmeye çalışırken, bir yandan da finansman kaynaklarını güçlü ve risksiz hale getirmek gerekmektedir. Bu bağlamda, doğrudan dış yatırımlar büyük önem taşımaktadır. 2011’de az da olsa düzelme gösteren bu, en güvenli finansman kalemini, önümüzdeki yıl çok daha yüksek seviyelere çıkarmak için yatırım ortamını iyileştirecek düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi şarttır. Bu konuda Hindistan’ın sadece Haziran-Eylül dönemlerinde 22,5 milyar dolar DYY çekmiş olması bizim üzerinde düşünmemiz gereken bir konudur. Dolayısıyla yatırımları ülkemize çekme yönünde tüm bürokratik engellerin kaldırılması, sonuca yönelik en temel çözüm olacaktır. FIRTINAYI HASARSIZ ATLATABİLMEK İÇİN EKONOMİNİN TEMELLERİNİ SAĞLAMLAŞTIRMAMIZ LAZIMDIR.

Ekonomide aşırı ısınmayı fırsat vermemek ve riskleri azaltmak için özel tüketim harcamalarını düşürmek ve böylelikle iç tasarrufu artırmak amacıyla yapılacak uygulamalar yerinde olup, yine de tüketimde aşırı düşüşe sebebiyet verecek kemer sıkma politikalarından kaçınılmalıdır. Kredi kartlarına getirilmesi düşünülen tek limit uygulamasında, sadece gelir düzeyinin değil, ödemelerini düzenli yapanlara esneklik verecek olan reyting sisteminin de limitleri belirlerken devreye sokulması ve sorun yaratmayacak bir altyapı sisteminin oluşturulması gerekmektedir. Yine özel tüketim ve yatırımları, kısacası harcamaları kontrol altında tutmaya yönelik olarak kredilere getirilecek kısıtlamaların türüne göre belirlenmesi önem taşımaktadır.

Bu yaz toplam 258 defa okundu.
Bookmark and Share
Bu Yazya Henz Yorum Eklenmemi.
Köşe Yazıları
Necmettin ÇALIŞKAN
BİTMEYEN ACI; ERİTRE
Mustafa HAFİF
A'RAF SÜRESİ 27-35
Selim DEMİRLİ
MÜSLÜMAN VE HEDEF
Meltem KURTOĞLU
Ammar ibni Yâsir (RA)
Selami ÇEKİÇ
Farklı Hayat 125
Dilek ÖZTÜRK
ANNELER GÜNÜ
Remziye GÜNEY
Dur Düşün 107
Ahmet YILDIRIM
RABBENA
Nevzat LALELİ MİLLİ GENÇLİKLE
TÜRKİYE GÜCÜNÜN FARKINDA MI?
NEVZAT LALELİ "YUVAMIZ"
NEYE NASIL İNANIRIZ